- Aba: Anne, abla
- Abdeslik,Abdeshane:Banyo,Eski evlerde el,yüz ve bulaşık yıkanan yer
- Abuzambak çam kavak:Boş konuşmak (Bkz-8)
- Afur,Ahur: Hayvanların barındığı yer, ahır, tavla.
- Ağa: Baba
- Ağdırmak:Yükün bir tarafa binmesi,yığılması
- Ağnamak:Anlamak,Öğrenmek,Bellemek (Bkz-6)
- Ale,Ağleş,Ağlen: Dur, bekle (Bkz-10)
- Ağleşmek: Alay etmek
- Ağarmak,Ağardı:(halk dilinde) Beyazlamak,Aklamak, Solmak
- Ağartı: Sütten yapılan ürünlerin tümüne verilen genel isim
- Aha:((halk dilinde)) İşte,hah! "Şimdi anladı"Aha buldum (Bkz-3)
- Alaf: (halk dilinde) Ateş, Alev "Alaf yapmak" (Bkz-4)
- Alayı: Hepsi,Bütünü birden
- Alemek:Durdurmak
- Alışmak: Alev almak,Bellemek,Öğrenmek
- Alma: Elma
- Aluç: Sarı renkli bir çeşit dağ meyvesi
- Amedenden:(Halk ağzı) Aniden, Birdenbire (Bkz-9)
- Amuca,emice:Amca
- Aha anağan babağan :Bu kadarda olmaz,Yok daha neler,Şaşırmak
- Ana: Yaşlı kadın, babaanne, nine
- Angut: (halk dilinde) Anlayışı kıt (Bkz-2)
- Anadut: Harman yerinde kullanılan üç çatallı bir alet
- Annaç: Karşı
- Annaşmak: Anlaşmak
- Araz: Dilsiz
- Arşunalık: Gölgelik, çardak
- Arsınmak: Utanmak
- Arsuz: Utanmaz
- Aşurma: Kulplu kazan, Bir çeşit hırsızlık .
- Aşhane (aşane): mutfak
- Avara: İşsiz, güçsüz, boş gezen
- Avut: (halk dilinde)Ölen bir kimsenin iyi hallerini ve ölmesinden duyulan acıları sayıp dökmek üzere söylenen ezgi, ezgi ile mersiye söyliyerek ağlama.
- Avutmak: Oyalama,Aldatma (Bkz-7)
- Avut dökmek: Ağlamak,Bağırarak ağlama,Sesli ağlama
- Aya: Avuç içi
- Ayrık: Yabani ot
- Ayahcah: Merdiven
- Aze: (halk dilinde) Vücut, Azelerim Kırılıyor (Bkz-1)
- Azıtmak: Azgın duruma getirmek,çığırından çıkarmak,Ölçüyü kaçırmak(bkz-5)
- Azık: Yiyecek
- Avuz: İnek, manda gibi hayvanların ilk savımından elde edilen oldukça koyu kıvamlı süt
AÇIKLAMALAR
1-Azelerim Kırılıyor
"Kişide halsizlik ve vücut geneline yayılmış hafif ağrı olarak
tanımlanabilir. "her yanım dökülüyor" diye de ifade edilir. genelde
sağlam bir gribin geldiğini müjdeler."
2- Öküz, Odun, Kereste, Hıyar gibi alternatifleri olan hitap kelimesi,
Kendisinin ve yaptığının farkında olmayan insanlar için kullanılan sözcük,
Su katılmamış kaba insan,
Günlük hayatımızda çokça gördüğümüz, Algılaması düşük, Ahmak, Hantal, İtaatkár, Vurdumduymaz.
3- Uzun suredir aranan birseyi bulunca istem disi verilen tepki.
Burda anlamında kullanılır.
4- Gençlerinin beğendikleri karşı cinse iltifat etmek maksatlı yarı şaka yarı ciddi konuşmaları,Takılmaları"Alaf yapmak" olarak adlandırılır.
5-İstenmeyen kedi köpek gibi hayvanları evden uzak bir yere götürüp bırakmak
6-"Kafasına dank etmek"
"Başkalarını anlamak bilgeliktir,kendini anlamaksa,aydınlanmadır."
"Anlık bir idraktir."
"Sabır gerektiren bir sürecin ürünüdür,size aktarılan fikirleri,başta çok saçma ve mantıksız bulacak,ancak sabredip her satırını dinleyip,değerlendirdiğinizde anlayacaksınız"
"Pratikte insanın işine geldiği sürece mümkündür"
"Anlamak ,anlamamaktan zor değildir"
"Bazı zamanlar,çok sonradan olandır"
7- Kendini avutuyor,
Neyi avutuyorsunuz,
Neyinizi avutayım sizin?
Neyi olduğundan farklı
göstermeye çalışalım birbirimize?
Hangi gerçeğin üstünü örtmemi
istiyorsunuz?
8-Garip sözler söyleyen, Tuhaf hareketlerde bulunan (kimse).
"Bakalım her şeye "abuzambak çam
kavak" çare üretme ahkâmı kesenler ne zaman gerçek çareyi , Keşfedecekler
ve kültür!.. Kültür!.. diyecekler!.. –Mehmet Ali Erdin-
9- Aniden, Birdenbire, Habersiz, Ansızın gibi anlamları olan kelime.
Özellikle Zile çevresinde söylenir,
Nadiren de olsa, yaşlılar tarafından kullanılır.
"Amedenden, Hoğmaden, Culuh hopladı Culfalığa gumbüden."
10-(Kadin dolmusta sofore seslenir)Aaale, alee kosede inecek var. (sofor duymaz, devam eder, kardesim yuksek sesle seslenince sofor durar)
-(kadin) ben onceki kosede inecektim alemedin (der, inmek istemez)
-(sofor) Aaalee, aalee dedinde alemedim mi?, herkese aledimde sanami alemiyom.(kadin iner dolmustan
- Verep:Yokuş,Bayır
- Voba:Kara veba (Bkz-1) yani tetanozun Zilecesi
- --
AÇIKLAMALAR
1---"Gara vobanın dibi"
- Zavzu: salatalık
- Zağar: sağır
- Zemheri: kara kış
- Zerzebil: perişan
- Zıkkım: haram
- Zırana: düşüncesiz
- Zopa: dayak
- Zorunan: zorla
AÇIKLAMALAR
- Yal: köpek maması
- Yalak: yal verilen kap
- Yampiri: ((halk dilinde)) Eğri,Bir tür yürüyüş şekli (Bkz-1)
- Yanıgara: şarbon hastalığı
- Yanyanuç: yengeç
- Yarmak: hirsizlik yapmak anlamida tasiyan bir sozcuk (Bkz-2)
- Yassu: Yatsı , yatsı vakti
- Yavşak: Bit boceginin biraktigi, gozle gorulmesi cok zor olan, yumurtalari. (Bkz-3)
- Yazu: arazi
- Yel: rüzgar
- Yelikmek:Çocukların yaramazlık yapması
- Yellenmek:Gaz çıkarmak
- Yeşillik: bahçe(bağ)
- Yığın: ot yığını
- Yitmek: Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak (Bkz-4)
- Yoh: hayır, yok
- Yunak:Daha çok köylerde,yıkanılan ve çamaşır yıkanan yer
- Yuğmak: yıkamak
- Yüğürtmek: koşmak
AÇIKLAMALAR
1-Yan yan yürümenin bir değişik versiyonu,Daha cok yengeclere mal edilen yuruyus sekli. Sarhosken 8 cizmenin diger adi.
Yampiri yampiri: Eğri büğrü ve çarpık bir biçimde.
Yampirileşme: Yampirileşmek eylemi.
Yampirileşmek: Yampiri duruma gelmek.
Yampirilik: Yampiri olma durumu.
2- Duydun mu heri? Aksam bizim gons,unun (koms,unun) tu^kenine(dukkanina) hirsiz girip, tu"keni yarik, yarik yarmislar.
3-Türkçe'deki en sempatik küfürdür
Kötü insan demektir
Her türlü ismin sonuna koyulabilecek sıfattır. hiç sırıtmaz.
Kullanmaktan şu sıralar fazlasıyla haz aldığım kelime. küfür değildir, argodur,
Ancak yerinde kullanıldığında etkisi çok çok fenadır.
4- İleri itmek.. Şiveli hali hesaba katıldığında "kardaş şu arabayı bi yitiverelim"
şeklinde kullanılabilecek, "itmek" fiilinin deforme olmuş hali.
- Uşak: çocuk
- Umursamamak:Aldırış etmemek,Görmezden gelmek (Bkz-2)
- Urba:Elbise ,Giysi
- Ümug:Boğaz,Gırtlak,Ümuğunü sıkmak (Bkz-1)
- Üleş: hayvan leşi
- Ütme: ateşte pişirilmiş kurumamış buğday başağı
- Ütmek: oyunda veya idaada kazanmak
AÇIKLAMALAR
1- (nakarat)
Geli geliver kız sekerek
Boğazına (umuğüne) dursun ham çökelek
2- İlerüüün seni mal bazarında gordum. Baaardım baardım umursamadın ,Gormemezlikten geldin layn
- Tanış: tanıdık
- Taar:(halk dilinde) Çamurdan yapılmış (meydan toprağından) ağzı geniş altı dar su kabı,boyu 60,70 cm,çapı ise 1 metre civarında-küp
- Tavar: kiremitten yapılmış, geniş ağızlı su kabı
- Tavatir: çok iyi
- Tazu: tazı
- Tebelleş: bir kimsenin diğerini kızdıracak şekilde ilgilenmesi
- Telek: kümes hayvanlarının kanat tüyleri
- Temek: ahır penceresi (bkz-1)
- Temelli: devamlı
- Tentene: dantel
- Terek: raf
- Terpoşlu: kapaklı bakır kap
- Teyin: sincap
- Tığ: harman yerindeki saman yığını
- Tirki: ağaçtan oyulmuş tas
- Tille: (halk dilinde) İnce ağaçtan sopa (bkz-2)
- Toh: köpek tasması
- Toha: kemer
- Tok: çivili köpek tasması
- Tokuç: çamaşır yıkarken kullanılan tahta
- Tola: kuyu kovası
- Tosbağa: kaplumbağa
- Tostan: hayvan pisliğiyle beslenen bir tür böcek
- Tosun: erkek inek
- Toyga: yoğurtlu çorba
- Töremek: üremek
- Tumman: don
- Tummak: suya dalmak
AÇIKLAMALAR
1 "Boku temekten yemek"Teman ağzından bok yemek"
---Hayret edilecek acaip olmayacak iş yapmak
2 "Aynı tille gibi"aynı tillabi"
---Çok zayıf ince uzun kişilere söylenen deyim.
- Şaplak: tokat,Sille,Attığınız yere göre anlamı farklılık gösterir,Bazen olumsuz sonuçlarda verebilir,Bazende hoş sonuçları da olabilir ,Bu durum ortama göre değişir (Bkz-1)
- Şapşal:(Halk dilinde) Aptal kelimesinin tatlılık katılmış hali. Daha çok dalgınlık sonrası kullanılıyor nedense. (Bkz-2)
- Şapırtı: Öperken veya yemek yerken çıkan sesin adı (Bkz-9)
- Şappadak:Ansızın
- Şargada (şarkada): (halk dilinde) yaramaz çocuk , hain (Bkz-3)
- Şeer: şehir
- Şibermek: (halk dilinde) Çok şımarmak,Sululuk etmek,Cıvıtmak (Bkz-8)
- Şikirsiz: sevimsiz,kılıksız.yakışıksız,meymenetsiz (Bkz-4)
- Şip: (halk dilinde) çabuk,hızlı,tez (Bkz-7)
- Şipelek: tez canlı
- Şinavat: Üzüm cenderesi,Üzüm ezmeye yarayan kap (Bkz-6)
- Şinci,Şindik,Şincik:Şimdi
- Şişmek: (halk dilinde) Şımarmak,Fazla gururlanmak (Bkz-5)
- Şöfük: salya
- Şöfüklü: salyalı
AÇIKLAMALAR
1-"Kıçına şaplak atmak"
"Bir nevi kalite kontrol denebilir...
"Taraflar arası beden dilinin kullanıldığına işarettir...
"Kimileri bunu alçaltıcı bir hareket olarak nitelendirebilir...
"Yaşanacaklar öncesi bi durumsa ön fizibilite çalışması olarak bakılabilir...
"Yaşananlardan sonra ise yeni bir arzu durumun doğmasını tetikleyebilir...
"Çok acıtmadan yaparsanız hoş sonuçları olabilir...
2- (İsim) İnce tahtadan yapılmış cember ile tutturulmuş ,peynir, turşu,
yağ, pekmez saklamak amacıyla kullanılan 70 cm ile 100 cm yüksekliğinde,
eni ise 50 cm civarında ,15,20,30,50 kg hacminde saklama kaplarına
verilen ad idi.
Arkadaşlara takılan sevimli takma isim
Genel itibariyle bön, saf, salak, eli ayağına dolaşan, şaşkın anlamında kullanılır.
Bende bıraktığı anlam hissi ise tatlı bir beceriksizlik halidir.
Şişman bir kediye veya testembel bir köpeğe verilebilecek en tatlı isimdir.
Beceriksizliğin sevimli hali
Sevgiliye söylenebilen kelime
Anlam olarak kötü bir şeye tekabül etse de sevgi nidası olarak da kullanılabilen sıfat .
Ne denmesi gerektiği bilinemeyen durumların kurtarıcısı kelime.
Hayallerinin peşinden koşarken hayalini geçen adam...
3- Türkiye türkçesi ağızları sözlüğünden bir kelimedir,
Yöresel olarak
söyleniş biçimi değişmesede ifade ettiği anlam yaramaz ve haylaz
anlamlarından daha yerinde ve arsızlık kıvamında bir sözcüktür.
4- "Şikirsiz garı " Suratsız tipinde hayır olmayan garı.
5- "Gafası şişmek" Kafası gazan (gibi)olmak.
6- Zile ye has ince kabuklu özel tat ve lezzete sahip üzümler büyük uzun bir çeşme yalağını andıran, Som ağaç kütüğünden oyulmuş mahalli tabirle adına şinavat denilen özel pres içine alınır, önce çıplak ayak ile çiğnenerek ezilir. Ezilen üzümün kaba suyu alındıktan sonra şinavatta monte edilmiş üzerine ağaçtan yapılmış vida şeklindeki aparatı olan presin altına toplanır burada iyice sıkılır. Böylece içindeki üzüm suyu son damlasına kadar çıkarılır.
Kaynak:Zile pekmezi nasıl Yapılır?
7-Azıcık şip ol "Ecücük şip ol" Ecücük şip yörü"Ecücük şip yörü heri sende yav"
8-Ne şiberiyon "Niye şiberiyon lan"Neden şiberiyon"
9-Bizim oğlan o kizin sapirtisina yeldi, gozu hic kimseyi gormedi, boyle ortada kaliverdi
- Saku (sahu): ceket
- Saayi: Saayi mi laaa, saayi mi laaay?(Bkz-5)
- Savucu: süt sağan
- Seyip: (halk dilinde) (Sivas, Düziçi) başıboş
- Seğirtmek: hızlı koşmak
- Sımsıkı:En sıkı,Pekiştirilmiş sıkı (Bkz-3)
- Sıpa:Eşşeğin yavrusuna denir (halk ağzı) (Bkz-1)
- Sıracalı:Kötü,Pis,Pasaklı(Bkz-4)
- Sıyırgı: tahta kürek
- Sıvışmak: sessizce kaybolmak
- Sidikli,Südüklü : (halk dilinde) Geceleri yatağını ıslatan demektir.(Bkz-2)
- Sini: tepsi
- Sitil: küçük bakır kova
- Sindikli: Yerinde duramayan,Aceleci
- Sohranmak: bir işi sohranarak yapmak
- Sorutmak: ayakta durmak
- Soku: bulgur döğülen içi oyuk taş
- Sofa: salon
- Sonak: mısır koçanı
- Sokum (sohum): lokma
- Suluh: hamam havlusu
- Sümsük: pisboğaz
- Sumsuk (sumsu): (halk ağzı) yumruk
AÇIKLAMALAR
1-Sıpa:
Pazar Eşeği
Kimi çekti yularından.
Kimi modulladı arkadan.
Saldılar yine eşeği pazara
Kalmasın sakın nazara
Meraklıları çokmuş oda anladı.
Daha çok marifetleri vardı.
Çıkardılar zorlayarak pazara
Kalmasın sakın nazara
Eşeği pazarda sattılar
Küfrünü iltifat yaptılar
Sürdüler yine eşeği pazara
Kalmasın sakın nazara
"Hulusi Serezli "
2-Sidikli:
Yaşı elliye adı belliye çıksa bile geceleri yatağını ıslatan, demektir.
Sidiklinin herifi de vardır, avradı da ve hatta her iki özelliği taşıyanı da..
Sidikli, gece yarısı yatağı sidiklediğinin farkına vardığında, kalkıp tuvalete gitmeye üşenir..
Sabah olduğunda da ev halkının farkına varmaması için sabaha kadar tam sidikli yatağın üzerinde sırtını, göbeğini dolaştırıp durur ki sidik kurusun..
Eski hanımlar arasında "Sus kız avradı sidikli" diye söylenen deyimde vardır.
"Sidikle çocuk yapma" Malzemeden çalmışlar denilen durumlarda söylenir,Böyleleri toplumda hemen kendini belli eder
Ayrıca bu "sidikli" kelimesinin anlamının açılımı da vardır ki , şöyledir..
"Sidikli" kelimesindeki harflerden hem "dik", hem "sik" üretilebilir ve hatta bu iki kelime yan yana gelince de "sikin dik âlâsı" ortaya çıkar.
Bu bakımdan bazı doyumsuz kadınlar, sidikli erkekleri ararlar ki, her zaman dikini bulabilsinler.
Sidiklinin, dik siklisi olduğu kadar, karşı cinsinde de "yatık amlısı" da doğal olarak vardır..
Örnek olarak "Yatık Emine" böyle birisidir.
3-Sımsıkı:
Sıcaklık barındıran ,sıkıca sarılmayı anlatan kelime
"Sıkı sıkı sarıl bana"
"Sımsıkı sar beni"
4-Zayif yada devamli hasta durumda olan, saglik durumu bir turlu iyiye gitmeyen kimse (eskiden annem bana karsi cok kullanirdi [L.O.])
Siracali, neredeydin bu vakte kadar. it gibi gezdin de mi? [L.O.]
5-Genellikle erkeler arasinda gecen soylesilerde kullanilan bir soru sekli ve anlami da "gercekten mi, sahi mi, ciddi mi soyluyorsun"?
- Razu , Razı olmak:İlk başta az biraz olmaz olmaz deyip,sonradan kabul etmek (bkz-1)
AÇIKLAMALAR
1-Alan Razı Satan Razı
- Parsı,Parsu: Baca başı
- Pelver: Salça
- Peşisıra: Arkasından
- Petni: Hayvan yemliği
- Pırtı: Kumaş
- Pırtıcı: Manifaturacı
- Pin,Pinnik: Kümes
- Pinnik: Kümes,tavuk kumesi
- Pisik: Kedi
- Poşuş: Kiriş
- Pöğrek:Kiremitten yapılmış boru
- Pöşgür: Peçete
- Pürpürüm: Semizotu
- Pürçekli: Havuç
AÇIKLAMALAR
- Öğlennedi: Öğle vakti
- Öğür: Yavrulayacak inek
- Öle: Öyle
- Öllük: Bebeklerin kundaklarına ısıtılarak konulan çok ince killi toprak(Bkz-1)
- Övendere: Ucu çivili uzun değnek
- Özeleme: Yoğurt çalkalama
- Öz: Dere
AÇIKLAMALAR
1- Öllük, yılın her mevsiminde satılırdı.
Genellikle yaşlı kadınlar, arada
bir yaşlı erkekler eşeklerine yükledikleri kıl heybelerin gözlerini
öllük ile doldurur, daha çok dış mahallelerde sokak sokak dolaşırlardı.
Çoğunlukla cılız, yarı yarıya öksürüklü sesleriyle : "Öllükçü! Öllükçü!.
Öllükçü geldi!" çığırışları ne kadar zayıf olursa olsun alıcısını o
saatte yakalardı.
Kiremidimsi kızıl öllük toprağının bulunduğu yerleri herkes
bilemez, her kiremidimsi kızıl topraktan da öllük olmazdı. Bir tür
toprak avcıları diyebileceğimiz insanlar öllüklük toprağı kıvamından,
kokusundan, damarlı renginden ayırdeder, bulunduğu yeri iyice beller,
başkalarının gözüne çarpmayacak bir biçimde kazıp heybesine doldururdu.
Halk türkülerimiz arasında yer etmiş bir güzel ağıtta :
"Eledim eledim öllük eledim - Aynalı beşikte bebe beledim" deyip ağlayan
geçmiş zaman gelinleri heveslerini ve arzularını dillendirir iken aynı
anda da öllüğün ve beşiğin ayrılmaz bütünlüğünü söylemekte, öllüğün
kundak bebeğinin altına serilmeden önceki son işlemini anlatmaktadır.
TOPRAK SATICILARI " Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU"
- Ocaklık: Mutfak
- Oncacık: Çok az
AÇIKLAMALAR
- Nacak: Bir çeşit kesici alet,Bir çeşit küçük balta
- Nağdar: Ne kadar?
- Nassın:Nasılsın?
- Neydiyon, Nediyon:Ne yapıyorsun?
- Nelbeki: Büyük bakır sahan
AÇIKLAMALAR
- Madımak: yöresel bir yemek
- Mağaza:Kışlık erzağın konduğu genellikle evin en altında bulunan oda
- Makat (mahat): tahtadan yapılmış oturak
- Mahdum: erkek evlat
- Malamat: berbat, sefil, zavallı
- Malamat etmek: rezil etmek
- Mangas: cımbız
- Mayıs: sığır pisliği
- Mazarat:Yaramaz,yaramazlik yapan cocuk (fiil olarak da kullanilir) (Bkz-5)
- Mesiye: Umursamamak(Bkz-4)
- Mıhlama (mıhla): yumurta ile yapılan bir çeşit yemek
- Mısmıl: (Halk ağzı) İşe yarar, Güzel ,Tastamam,Çok iyi ,Murdar olmayan (Bkz-3)
- Mıh: çivi
- Mitil:(halk dilinde) yüzsüz yorgan, Yüzü geçirilmemiş yorgan(Bkz-2)
- Modul: ucu çivili uzun değnek
- Mozi: bakımsız dana
- Musandere: bir çeşit raf
- Muhanet: faydasız kişi (Bkz-1)
- Mullamak: kapmak
- Muzu: zararlı
AÇIKLAMALAR
1 "Muhanete muhtac olmak"
Namert, senin o anki müşküllüğünden faydalanmak isteyen
Yardıma gönülsüz kısacası ibnelik yapan birine o anki durum itibari ile muhtaç olmak durumudur.
Anadoluda beddua olarak kullanılır.
Dünyadaki başa gelebilecek en kötü şeylerden biridir.
2-"Mitil gibi şarhoş olmak" Çok içip şarhoş olmak
3- Bir şeyi mısmıl yapamamak : Birşeyi doğru düzgün yapamamak
Olması gerektiği gibi olan
"Şu işi mısmıl yap"
"Lan senin mısmıl bi işin olmazmı?
4- İlerüüün seni mal bazarında gordum. Baaardım baardım mesiye bile almadın.
5-
Hiisshh!!! Mazaratlik yapma bakiyim.. Uslu cocuk ol.
- Lalin: takunya
- Loğ: damlarda kullanılan silindir taşı
AÇIKLAMALAR
- Kayış: kemer
- Kelem: lahana
- Keşik: sıra
- Kelik: eski ayakkabı
- Kekeç: kekeme
- Kepenek: kelebek
- Kesan (kesağan): büyük fare
- Kesmük: harmanda iyi dövülmediğinden iri kalan sap
- Kezek: tezek
- Kıtlamak: ısırmak
- Kirtik: sert, dolgun
- Kip: sağlam
- Kocabaş: şeker pancarı
- Koğucu: dedikoducu
- Koruk: Olgunlasmamis asma meyvesi, ham üzüm
- Koz: yeşil kabuklu ceviz
- Kömüş,ko"mu"s: manda,erkek manda (Bkz-1)
- Köme: cevizli sucuk
- Kurnamak: kedi köpek gibi hayvanların doğum yapması
- Küt: felçli
- Küççük: küçük
AÇIKLAMALAR
1-Komsuu, senin komus bizim, avluya pislemis.
- Irakh: uzak
- Irgat: amele
- İlağançe (ilaen,ilağan): leğen
- İçerlemek: alınıp üzülmek
- İkinnedi: ilkindi vakti
- İnnemek:Sızılanmak
- İlenger: büyük bakır sahan
- İlerünnn:Geçen gün anlamında kullanılır (Bkz-4)
- İlisdir: kevgir,süzgeç (Bkz-3)
- İlik: düğme deliği (Bkz-1)
- İrezil:Rezil
- İsgembi: sandalye
- İşgefe (işkefe): yöresel yufka ekmeği
- İşgillenmek: şüphelenmek
- İşlik: gömlek
- İşmar: göz kırpma(Bkz-2)
- İşgilli: alıngan
AÇIKLAMALAR
1-İlik gibi hatun : Güzel hatun görünce söylenen laftır.
Zayıf ,Endamlı hatunlarada denir.
2-
Köylerde genellikle çeşme başında yapılan cilveleşme yöntemlerinden biri.
"Çeşmenin başından işmar edersin,
Seni sevdiğime pişman edersin"
3-Evliliğimin ilk aylarında, mutfakta, eşime, ilistiri verir misin dediğim
zaman, anlamayıp, yüzüme bakıp, o ne ki demişti. Ben de makarna yada
bakliyat süzmeye yarayan bir nev-i süzgeç diyerek açıklamıştım, bana o
senin uydurman böyle bir kelime yok diyerek benimle dalga geçmişti.
O
zamanlar etrafımızdaki arkadaşlara sormuş ve cevabını
alamamıştık.
Kimsenin bilmediğini görünce eşim mutluluktan dah bir dört
köşe olmuş, bu kelime için benim uydurmam olduğuna iyice emin olmuştu.
Bende, sürekli karşılaştığımız her kişiye ilistiri sorup, cevap
arıyordum ki uydurma olmadığını göstereyim diye, çünkü bizim evde, bizim
yörede herkes bunu ilistir diye bilir.
4- İlerüüün seni mal bazarında gordum. Baaardım baardım mesiye bile almadın.
- Haabe: heybe
- Habire: sürekli
- Haçar: anahtar
- Haçen: ne zaman
- Haramzade: isi gucu yalan, dolan, hirsizlik olan kimse
- Harar: çok büyük çuval
- Hark: küçük su kanalı
- Haşat: bozulmuş, darmadağın olmuş
- Hayat: avlu
- Hazitmek: özlemek
- He: evet
- Hela: tuvalet
- Helki: kova
- Hele:Konuşmak
- Helle: un çorbası
- Hedik: pişirilmiş buğday
- Hemen:Tez varıya,Tez barıya
- Hemi: öyle mi
- Henim:Şimdi, İçinde bulunduğumuz şu an, Bu ân.
- Heri: sen de (Bkz-1)
- Herk: Tarlanın sürülmesi.
- Heslenmek:Herslenmek,Kızmak
- Heğ: küfe
- Heyiklemek: gözetlemek
- Heyye: tabi, öyle
- Hıngel: yöresel bir yemek
- Hokumet, Hökümet:Hükümet
- Hoğme:Hava
- Hoğmeden:Havadan
- Hoğlamak: sürmek
- Hökelek: iriyarı
AÇIKLAMALAR
1-hadi gidelim, daha fazla bekleyemem, heri.
-iyi heri geliyom. nooldun?
- Gabalak: İri
- Gabul:Kabül etmek
- Gahırdak: Koyun kuyruğunun kavrulmuşu
- Gaddem: Parça kadar
- Galuk (galuh): Evde kalmış kız-erkek
- Galdırım:Kaldırım
- Ganara: İşe yaramayan, çok yemek yiyen
- Ganırtmak,Kanırtmak: Bir seyin buyuk caba sarf edilerek ikiye yada daha fazla parcaya ayrilmasi.
- Gatık: Yağsız ekşi ayran
- Gamga: Yontulmuş ağaç parçası
- Garanluh: Karanlık
- Garamet:Kasvet
- Gatmer: Bir çeşit ekmek
- Garerinde :Kararında
- Gavah: Kavak
- Gayde:Kaide,Keyf(Bkz-1)
- Gayfe:Kahve
- Gaypak: Sözünde durmayan
- Gebre: At tımarında kullanılan alet
- Geçi: Keçi
- Gediyon mu? Gidiyor musun?
- Gelek mi? Gelelim mi?
- Gelü müsün? Gelir misin?
- Gennaba (genaba): Gelin abla
- Geydirmek:Kazık atmak (Bkz-4)
- Gııı...:))) Kızlara,kadınlara bir Sesleniş biçimi(Bkz-5)
- Gıymık (gıymıh): Ağaçtan yontulmuş iğne küçüklüğünde parça
- Gıbal: Dış görünüş
- Gıdık: Keçi yavrusu
- Gırmaşmak,Gımraş: kımıldamak
- Gız: Kız
- Gıdık: Koyun yavrusu
- Gilavadar: Üzüm asması
- Gilik: Parça
- Gişi: Evli erkek
- Go"bel: Erkek cocuk (Bkz-2)
- Gorhu: Korku
- Goruh:Olgunlaşmamış üzüm
- Govelek:Güvercin ,Bir kuş türüdür.
- Goynek: Gömlek
- Goyvermek: Serbest bırakmak
- Gölük: Merkep, eşek
- Gödek: Kısa boylu
- Göğ: Mavi
- Gurk: Kuluçkaya yatan tavuk
- Gubarmak: Gururlanmak
- Gunnamak:Doğurmak,Kunnamak (Bkz-3)
- Guşluk vakti: Sabahla öğle arası
- Gümele: Çalı çırpıdan yapılmış bağ ya da tarla evi
- Gümbüden: Birdenbire
- Gübür: Süprüntü
AÇIKLAMALAR
1-Gayde ile iş yapıyor -Yaptığı işi çok yavaş yapıyor.
2-
Senin gobeller benim oglani dovmusler!
3-Bir hayvanin doğurmasi ( insanlar icin kullanilirsa, kufur ve satasma anlami icerir..)
-Anaaamm, viiyh!! Bizim enik kunnamis, 6 dene de golbezi var laaa!.
4-Bu arkadas bizden sayilir sen sonraki gelene geydiriver.
5-Valla hiç gonuşmadıh dinime imanıma 12 milyon gelmiş gııı...:)))
- Fak: fare kapanı
- Fenikmek: başı dönmek
- Fermanı kesilmek: güçsüz düşmek
- Fırdolayı: çepçevre
- Fışkı (fışgı,fIs,kI): hayvan gübresi (Bak-1)
AÇIKLAMALAR
1-Dışkı-pislik -tiksinilen şeylerin için kullanılır - "Ağzı fışgılı seni" diye azarlanmalar olur,
Kurumamış hayvan dışkısı,
Küçük şehirlerin ve kasabaların yollarını büyük ölçüde kaplayan hayvan dışkısı yığınları.
Hafif meşrep kadınları tanımlamak içinde kullanılır,
Babaannemin, televizyondaki orospuları tanımlama biçimi.